Andre Rieu (Love Theme From Romeo & Juliet)
O kadar yorgunum ki. Bu şarkının bana anımsattığı; göl kıyısında yeşil bir tepenin yamacına yaslanmış bir evin verandasında hamağıma uzanmışım, yasemin kokan bir perinin beni uyandırmasını bekliyorum. ah huzur, geldiysen üç kere tıkla..
Aylık Arşiv: Ocak 2010
Jeff Dunham – Achmed the Dead Terrorist
uzun zaman sonra tekrar gördüğümde paylaşmadan edemedim
Bir Sonsuz Yağmur Yağsa
aldı beni götürdü. neler oluyor bana böyle ??
bir sonsuz yağmur yağsa
mutlulukla ıslansa dünya
odalar üzgün durmasa
ayrılığa kapanmasa kapılar
hep yanıtı yasaklanmış sorular sordular
o masal ülkesinin kapılarını zorladılar
çıkıp gelse anılardan o gencecik ermişler
savrulup ta gittiler kaç kez rüzgar rüzgar
bir sonsuz yağmur yağsa
mutlulukla ıslansa dünya
odalar üzgün durmasa
ayrılığa kapanmasa kapılar
hep yanıtı yasaklanmış sorular sordular
o masal ülkesinin kapılarını zorladılar
utancından günden güne kibarlaşan şu açlık
bir gün olsun inip te aralarına katılmadık
korktuk neden korktuğumuzu bilmeden
gizli raporlardan vergi iadelerinden
House of Sherlock Holmes
Julie London Black Coffee
bugün böyle hissediyorum… julie london’ın yorumunu fitzgerald’ın yorumundan daha güzel buluyorum bu arada
sözlerini de yazalım tam olsun:
I’m feeling mighty lonesome
Haven’t slept a wink
I walk the floor and watch the door
And in between I drink
Black coffee
Love’s a hand me down brew
I’ll never know a Sunday
In this weekday room
I’m talking to the shadows
from 1 o’clock til 4
And lord, how slow the moments go
When all I do is pour
Black coffee
Since the blues caught my eye
I’m hanging out on Monday
My Sunday dreams to dry
Now a man is born to go a lovin’
A woman’s born to weep and fret
To stay at home and tend her oven
And drown her past regrets
In coffee and cigarettes
I’m moaning all the morning
and mourning all the night
And in between it’s nicotine
And not much heart to fight
Black coffee
Feelin’ low as the ground
It’s driving me crazy just waiting for my baby
To maybe come around… around
I’m waiting for my baby
To maybe come around
My nerves have gone to pieces
My hair is turning gray
All I do is drink black coffee
Since my woman’s gone away
Fly me to the moon ‐julie london‐
Bu aralar dilime dolanan şarkı…
Avatar with Paraphrasing Pocahontas
taslak002
vakti zamanında bir gazete küpüründe iyi pişirilmiş kahvenin köpüğü ortasındadır diye okuduktan sonra kahveyi bardağa dökerken ortalamaya calışan kaç sivri akıllı vardır ? En azından bir tane var gibi görünüyor. Ah akıllım servis naneleri onlar. hem köpüğün ortasında durabilmesi için esas trick bardağın kahveden biraz daha sıcak olmasıdır. kendi içtiğin kahvede böyle atraksiyonlara giriyor olman..
yeni yılla beraber(aslında birkaç gündür böyle) içimde inanılmaz bir mutluluk var. sebebini de biliyorum aslında. tekrar normalleşebilmenin, dengeli duygulara sahip olabilmek için çok geç olmadığını farketmemle başladı her şey. garip ama mutluyum. ve mutluluk bilen bilir zorlamayla olmayan yegane şey. yani zorlayarak aşık bile olabilirsiniz(aynı ortamı(sınıf,ofis vs.) paylaşan iki insan örneği) ama mutluluk yok canım; olmuyor, olamıyor.
kullandığım bir çoklu clipboard programı “WOW you use a hacked program” gibi bir hata veriyor. ama program da çalışmaya devam ediyor. programı çalışamaz kılmak yerine böyle insanın yüzüne vurması gerçekten daha etkili oluyor.
Doğumgünü vs gibi normal insanların önem verdikleri günlere pek önem verme(zdi)m. ancak bu günlerin hatırlanmasının insanlar için ne kadar önemli olduğunu da bilmiyor değilim. 2010 için biraz da kendimi zorlayarak doğum günü kutlayatör olmaya karar verdim. bir sonraki aşamada belki hediye bile gönderirim. normalleşme sürecinde önemli bir milestone(what a jerk i am)
