Kan Bağışı

Bugün hiç aklımda yokken kan bağışında bulundum. Amacım aslında kan grubumu öğrenmekti(Daha doğrusu kan grubumla ilgili bir belge almaktı). Ne var ki kan bağışında bulunan kıymetli insanlarımızı görünce(kan grubu daha hızlı öğreniliyor-kan torbasının üzerine yazılacak-, bir de kısa yollu tahlil imkanı).Eh ben de kendimi kuyrukta buldum(tansiyonum da varmış onu da öğrendim 14/7 ikisi de yüksek :( )

kan-bagisi.jpg kan_merkezi33.jpg

Elbette şaka . Onun için de yapanlar vardır (Bkz:Ben) ama insanımız karagün dostudur her şeyden önce. Yarın, öbür gün bizim de başımıza kötü bir hal gelirse, hayatımızı bu insanlara borçlu olacağız. İnsanlar bunun bilincinde olmalı. Özellikle az bulunan(0,AB; Rh(-)) kanlara sahip olanlar mutlaka 3 ayda bir kan bağışında bulunmalı. İnsan kendini dinçleşmiş gibi hissediyor inanın. “Kan vermenin faydaları nelerdir peki ?” diye soracak olursanız:

Kan Vermenin Faydaları

  • Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
  • Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
  • Kandaki yüksek yağ oranı düşer.
  • Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.
  • Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
  • Kan bağışçısı her kan verdiğinde:
    AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz
    Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur.
  • Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır. Sürekli ve düzenli kan bağışlayanlara:
    10 bağışta Bronz Madalya
    25 bağışta Gümüş Madalya
    35 bağışta Altın Madalya
    40 bağışta Plaket verilerek taltif edilir.
  • Kan bağışında bulunanlara KAN SİGORTA KARTI tahsis edilir. Bu kart gerçekleşmesini arzu etmediğimiz acil kan ihtiyaçlarında size ve soyadınızı taşıyan tüm yakınlarınıza tüm Kızılay Kan Merkezlerinden azami öncelikli kan alma ve sosyal güvencesi olmayanlar için ücretsiz kan temin edilmede kullanılır. Kan bağışı tecrübeli hekimlerimiz tarafından muayene edilerek gerçekleştirilir.

Bu bilgiler http://www.kizilay.org.tr ‘den alınmıştır.

Kan vermek için en yakın Kızılay Kan Merkezine gidin. Hem kendi sağlığınız hem de başkalarının sağlığı için…

Kızılay Kan Merkezleri Adres ve Telefonları

Kan Merkezleri ve İstasyonları

kizilay.jpg

Olmayan bilim haberciliği

Gıcık olmak.

mimlendikten sonra geliştirilen teknolojilere tam çamur atacaktım ki gözüme çarpan bir haber fikrimin değişmesine neden oldu. Haberi görelim:

Örümcek ağının sırrı hala çözülemedi

BURSA (İHA) – Asırlardır örümceklerin yaptığı ağın kimyasındaki esrarı çözmeye çalışan bilim adamları, ilginç bulgulara ulaştı. Çapı 1 milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ağının aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu ve kendi uzunluğunun 4 katı esneyebildiği belirlendi.

Bilim adamlarının endüstri ve teknolojide hayal bile edilemeyen gelişmelere imza atmak için mercek altına aldıkları örümcek ağının esrarı çözülemiyor. İpin sırrı çözülürse, bunun kurşun geçirmez yeleklerden iz bırakmayan ameliyat ipliklerine, çok hafif kablolardan motosiklet kasklarına kadar pek çok alanda kullanılması planlanıyor.

Çapı bir milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ipliğinin aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu bilinirken, ağın kendi uzunluğunun 4 katı esneyebildiği kaydedildi. Ayrıca son derece hafif olan örümcek ağlarının 320 gramı ile dünyanın çevresinin sarılabileceği kaydedildi.

Örümceklerin 380 milyon yıldır ördükleri ipliklerin hammaddesinin saç, tırnak, tüy ve deri gibi birbirinden çok farklı maddelerin yapı taşı olan “keratin” adlı proteinden oluştuğunu belirleyen uzmanlar, esnekliği çok fazla olan örümcek ipliğini kopartmak için gereken enerjinin benzer biyolojik metaryalleri koparmak için gereken enerjiden 10 kat daha fazla olduğunu tespit etti.

Bu arada dünyada 34 bin cinsi bulunan örümceğin renk körü olduğu ve bozulan ağlarını yiyerek yeniden iplikçik ürettiği için ağın tamamen geri dönüşümlü olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, ayrıca erkeğine göre 4-5 kat daha büyük olan bazı dişi örümcek cinslerinin çiftleşmeden sonra erkek örümceği yediğine şahit oldu.


Öte yandan aralıksız çalışmalar neticesinde Amerikalı araştırmacılar örümceğin ağ örerken kullandığı iki proteinin DNA haritasını çıkarmayı başarırken, ultra dayanıklı ürünlerin üretilmesi için ağ üzerindeki araştırmalar sürüyor.

Tam ‘Biz’ lik bir bilim haberi. Öncelikle bir yerlerden araklama olması büyük ihtimal(bkz:düşük cümlelerden çeviri tespiti yapmak) “Bursa iha” demiş ama Uludağ Üni. vs. ile bir alaka olmadığından çevirinin Bursa’dan yapıldığı anlaşılıyor(kaynak vs. yok demek ki AR&GE yapmış arkadaş Bursa iha ‘da )

Gelelim içeriğe. Örümcek ağının sırrı çözülemedi.(Bilim haberleri okunsa klasik okuyucu yorumu: Yüce rabbim bir yaratmış pir yaratmış.) Örümcek ağı gibi başka madde yok. Ya kardeşim KEVLAR diye bir şey var örümcek ağı gibi esnemiyor(esneme spirallikten kaynaklanıyor ayrıca Bkz:Lastik) belki ama benzer ağırlıklar için örümcek ağından daha sağlam. Zaten bilim adamları da şurada da değinildiği gibi örümcek ağının aynısını yapmaya değil, örümcek ağının yapısını kavrayıp, içindeki proteinlere denk yapay ürünler geliştirmek istemekteler. Örümcek ağını üretirken ipeksi iplikçikleri yüksek hızda döndürdüğünden, böyle bir uygulamanın büyük boyutlarda merkez kaç kuvveti nedeniyle oluşturulamayacağı düşünülmekte. Zaten uygulamada da pratik olmaz düşünün bir onca sürtünmenin olduğu bir yerde örümcek ağı gibi çok çabuk tutuşan bir şey kullanılması mümkün değildir her şeyden önce(Bu yönü nedense belirtilmiyor)

Bu arada gözüme çarptı proteinin de DNA ‘sı çıkarılıyormuş. Bak sen :)

Hiç olmadı düzgün BBC veya Reuters çevirisi yapsalar(geçtim Science vs. yi) da yaptıkları bir işe yarasa. Ama onlar da haklı bir yerde talep olmayınca(!). Mesela talep azlığından dolayı Hürriyet bilim dergisinin kalkması gibi. İşin kötü yanı bilim yapmak bilim düşmanlarına kalıyor ya sonumuz hayır olsun…

spintepels.jpg
örümceğin iplik salan memeciklerindeki iplikçik muslukları Copyright Dennis Kunkel Microscopy

Bari bu konuda yapılan çalışmaların listesini sunalım:(Kaynak)

Phoenix nihayet gönderildi

NASA ‘nın Mars ‘a göndereceği Phoenix uzay roketi Cape Carnaval(Florida) üssünden Delta II taşıyıcısıyla nihayet gönderildi(05.26 EDT). Mars yolculuğun 9 ay sürmesi planlanmakta(Bizim yol-köprü inşaatları planları gibi değil tabi :) ) Böylece aygıt Mayıs 2008’de Mars yüzeyine inmiş olacak.

Bu yeni görev, Mars yüzeyinde tespit edilen su buzu kalıntılarını inceliyecek, ayrıca çevrenin mikrobik yaşamı destekleyip desteklemediğinin araştırılması amacını taşıyor. Bunun için can alıcı nokta ise topraktaki karbon temelli kimyasal bileşimlerin (organik bileşikler) ortaya çıkarılmasıdır. Ayrıca bu bileşiklerin eriyen buz üzerindeki etkileri de incelenecektir.

Spirit ve Opportunity ‘nin aksine Phoenix durağan bir yapıya sahiptir. Böylece indiği noktada 3 ay boyunca bilimsel araştırmalarını gerçekleştirecektir.

Ayrıntılı bilgi için: http://phoenix.lpl.arizona.edu/mars101.php

Phoenix

_44036994_phoenixlander_416.gif

Robot kolu(Robotic arm): Kazma, aletleri konumlama, örnek alma, görüntüleme >>Ayrıntılar<<

Yüzey Üç boyutlu Görüntüleyici(Surface stereoscopic imager): Çevrenin panaromik görüntülerinin alınması>>Ayrıntılar<<

Meteoroloji İstasyonu(Meteorological station): Günlük hava tahmini/raporlaması yapabilmek amacıyla sıcaklık ve basınç sensörleri içermekte.>>Ayrıntılar<<

Mikroskobi,elektrokimya ve iletkenlik analizörü(Microscopy, electrochemistry and conductivity analyser): Alınan örneklerin analiz edilmesi için gerekli donanım.>>Ayrıntılar<<

Marsa iniş görüntüleyicisi(Mars descent imager): Marsa inmeden önceki son görüntülerin alınacağı donanım=>Sadece 1 fotoğraf >>Ayrıntılar<<

Gelişmiş termal gaz analizörü(Thermal and evolved-gas analyser): Örneklerde organik bileşikleri arayacak olan donanım.>>Ayrıntılar<<

Uzay araştırmalarının en sevdiğim yönü ayrıntılarına indikçe bilimi iliklerinize kadar hissedebilmenizdir. NASA bunu da hesaba katıp Phoenix Student Interns Program adı altında bir eğitim programı da başlatmıştır.( Ulusalcılıklarından dolayı bunu sadece “Amerikan” olanlarla sınırlasalar da, neyse…)

Son olarak gereklilikler kısmında güzel bir tespit yapılmış:

Remember: The most important requirements are enthusiam, excitement, and dedication!

Yani şevk, heyecan ve adanmışlık. Bu üçü başarı için olmazsa olmazlardan, herşeyde olduğu gibi…

Mars’dan gelecek haberleri merakla bekliyoruz…

mars2.gif

Kaynaklar:

[1] NASA Phoenix Mars Mission

[2] BBC Science News

Türkiye’de İlk uygulamalı üniversite

Geleceğin uzman yöneticilerini yetiştirmek üzere eğitim veren FHDW Üniversitesi, Eylül 2007’den itibaren Türkiye’de.

FHDW, 160 Türk öğrenciye çok yeni ve farklı olan uygulamalı üniversite eğitimi alabilme imkânı verecek.

eba-turkiye.jpg

ÖSS’de herhangi bir puan türünden 185 puan barajını aşan ve mülakat görüşmesinde gelecekte uzman ya da yönetici olabilecek potansiyele sahip olduğunu gösterebilen 160 öğrenci, FHDW Üniversitesi’nin eğitiminden yararlanabilir.

BACHELOR DİPLOMASI ALACAKSINIZ

İlk yıl Türkiye’de, son 3 yıl Almanya’nın önde gelen üniversitelerinden Siemens Nixdorf’un kurduğu FHDW’de; Almanca İşletme, İşletme Enformatiği, Mekatronik Mühendisliği, Finans Yönetimi, Uluslararası Yöneticilik, Turizm İşletmeciliği, Multimedya, IT Danışmanlığı ve Yazılım Geliştirme Bölümü okurken, bir yandan da İngilizce ve Almanca’yı çok iyi derecede öğrenmiş oluyorsunuz.

FHDW öğrencileri hazırlık +3 yıl gibi kısa bir sürede tüm dünyada geçerli Bachelor lisans diplomalarına sahip olurlar.

ALMANCA-İNGİLİZCE ANA DİL OLACAK

FHDW Üniversitesi’nin hazırlık bölümünde Almanca ve İngilizce/Ticari Almanca ve Ticari İngilizce eğitimi verilmekte.
Teorik eğitime eşit ağırlıkta olan staj dönemlerinde öğrenciler gerekli pratik tecrübeye sahip olarak mezun olurlar.
Lisans öğrencileri eğitimlerine paralel olarak 1. yılın sonunda Ticari Tercümanlık ve Asistanlık diplomasına da sahip olabilirler.

EĞİTİMCİLERİN % 70’İ PROFESÖR

Öğretim görevlilerinin %70’inin profesörlerden oluştuğu üniversitede eğitim Türkiye’de 16, Almanya’da 36 kişilik küçük öğrenim gruplarında gerçekleştirilmekte.
Öğrencilerin Bachelor/Master programlarını başarıyla tamamlayabilmesi için, Almanya’da ki diğer üniversitelere kıyasla %20 oranında daha fazla ders saati sunulur.

FHDW Üniversitesi’nde eğitim uluslar arası boyuttadır. 3. sınıfta öğrenci değişim programları ile anlaşmalı olduğumuz İngiltere, İspanya, Fransa ve Amerika’da ki üniversitelerden birinde 3 haftalık akademik eğitim alırlar.

DEV ŞİRKETLER FHDW İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE

Sony, Lufthansa, Siemens gibi aralarında dünya devlerinin de bulunduğu yüzlerce şirket, gelecekteki uzman ve yöneticilerini yetiştirmek üzere FHDW Üniversitesi ile sıkı bir iş birliği yürütmektedirler.
Öğrenciler sayede staj dönemlerini tek bir şirkette geçirebilecekleri gibi, her bir stajlarını farklı şirketlerde de geçirebilirler.

FHDW Üniversitesinin YÖK Tarafından Denkliği Onaylanmıştır.

Adres: İncirli Cad. No: 67 Bakırköy/İST.
Tel: 0212 542 78 78 Pbx

 

 

FHDW ile ilgili ayrıntılar için tıklayınız

 

 

 

Kaynak:Mynet-Eğitim 03/08/07

Polis ‘Dur’ derse ne yapacaksınız

14 Haziran 2007’de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu‘nda yapılan düzenlemeye göre, polis şüphelendiği kişiyi, ortada somut bir tehlike olmasa da, olası tehlikeyi önlemek için, durdurup kimlik sorabilecek. Peki yeni yasa polise başka ne haklar sağlıyor ve bir gün karşımızda bir polis görürsek ne yapmamız gerekiyor.Bu konu neden önemli sorusunun yanıtı ise özellikle uzunca süre hizmette olan polis memurlarının yıllarca amirlerince kayırılmasından ötürü sahip oldukları “bana bir şey olmaz” güveni (Bkz:Kaşarlanmak) nedeniyle hakları olmadığı halde Ali Kıran Başkesen‘liğe soyunabilmeleri(Örnek Haber)

polis ve sivil iletişimi

Bu soruların yanıtını Avukat Aynur Tuncel‘den aldık.

GÖSTERMEM DEMEYİN Siz siz olun, AB’ye uyum rüzgarlarından etkilenip kimlik soran polise “Ne kimliği”, “Sen bana kimlik soramazsın” filan demeyin. Yasaya göre, polisin kimlik göstermeyen kişiyi yakalama yetkisi var.

KİMLİK SORUN

Ancak polis kimlik sorduğu kişilere, kendi kimliğini gösterme ve hangi görevi yerine getirdiğini anlatmakla yükümlü. Yani siz de ona kimlik sorabilirsiniz.

ÇANTA ARAYABİLİR

Polis yolda durdurup, üzerinizi ya da çantanızı aramak isteyebilir. Buna hakkı var; ama önce size savcılıktan aldığı arama kararını göstermesi gerekir. Göstermezse siz sorun.

ÜST ARAMA KOŞULU

Spor karşılaşmaları, miting, konser gibi yerlerde polis, savcılık emri olmadan üst araması yapabilir. Bir binayı korumakla yükümlü polis memurları, içeri girmek isteyen kişileri arayabilir. Direnenler, 5326 sayılı Kabahatlar Kanunu’nun 32. maddesine göre para cezası öder.

ARABADAN İNDİREBİLİR

Polis otomobilinizi şüpheli görürse durdurabilir. Kolluk amirinin emri ile sürücünün üzerini arayabilir. Savcılık kararı olmadan, kişinin elbisesini çıkarmasını, aracın torpido gözünün ya da bagajının açılmasını isteyemez, çantayı açtırıp içine bakamaz, elini sokup arama yapamaz.

TUTANAK TUTTUR

Siz haklı bir neden yokken durdurulduğunuzu düşünüyorsanız, polisten kimliğini göstermesini ve durdurulma nedeni hakkında açıklama yapıp tutanak tutulmasını isteyin. Bu tutanakla hakkınızı mahkemede arayabilirsiniz.

KONUT NASIL ARANIR

Konutlarda adli karar ile sadece gündüzleri arama yapılabilir. Arama işlemine de muhakkak Cumhuriyet Savcısının katılması gerekiyor. Kanuna göre iki kişi işleme tanık olarak katılmalı.

ZORLA NASIL YAKALAR

Polisin yazılı bir adli karar olmadan kimseyi yakalama ve zorla bir yere götürme yetkisi yok. Ama kişiyi bir daha bulamayacaksa, savcı ya da amirine ulaşamıyorsa yakalama yetkisi var. Vatandaşın direnme hakkı ise tartışmalı.

HIRSIZIN GİRDİĞİ EV

Polisin peşine düştüğü hırsız bir eve girerse polis de peşinden o eve giremez. Eve girmesi için mutlaka adli karar gerekiyor.

Sizi bilmem ama bence evin aranması gibi birkaç konu haricinde durum muallakta bırakılmış !!?? Siz en iyisi Resmi Gazete’den okuyun kanunu.

Kaynak:Hürriyet Gazetesi 04/08/07

Dokümanlar artık para gibi korunacak

Şerefsizim benim aklıma gelmişti tarzı “üzücü” bir haber :) Ne yaptık ajandamızda bir fikre daha çizik attık. Xerox ‘u tebrik ediyoruz. Haber:

Xerox, floresan mürekkep kullanmadan kağıt üzerine gözle görülemeyen harf, rakam ve işaretler basmayı sağlayan “floresan yazı” teknolojisi geliştirdi.

xerox-reinereschback_bulus.jpg

“Floresan yazı” adı verilen yeni teknoloji, banknotlar üzerinde kalpazanlara karşı alınan güvenlik önlemlerinin benzerlerinin, belge sahteciliğini önlemek üzere her türlü evrak ve doküman üzerinde kolayca uygulanabilmesini sağlayacak.

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden Xerox, belge ve doküman sahteciliğine karşı caydırıcı nitelikte yeni bir teknoloji geliştirdiğini duyurdu. Xerox, banknot, çek gibi değerli kağıtların baskısında ihtiyaç duyulan floresan mürekkebini kullanmadan, gene ultraviyole ışık altında görünebilecek gizli harf, rakam ve simgelerin basılmasını sağlayan “Floresan yazı” adı verilen bir buluş gerçekleştirdi. Bu buluşla artık diploma, rapor, banka çeki, kimlik kartları gibi belgeler, kağıt paralarda bulunan yüksek güvenlik standartlarıyla, dijital yazıcılarda basılabilecek. Xerox, “Floresan Yazı” adını verdiği bu buluşunu, “Xerox FreeFlow™ Değişken Veri Çözümü 5.0” adlı yazılımı ile ticari olarak kişi ve kuruluşların kullanımına sundu.

Xerox’un patentini aldığı bu teknoloji, Xerox’un Keşif ve Teknoloji Grubu’ndan Reiner Eschbach tarafından geliştirildi. “Floresan Yazı” teknolojisi, önemli belge ve dokümanların gözle görülemeyen yazı, işaret veya kodlamalarla basılmasını sağlıyor. Böylece, ultraviyole ışıkta görülebilen önceden belirlenen kişi veya kuruma özel simge ve kodlamalara bakılarak, o belgenin sahte olup olmadığı kolaylıkla tespit edilebiliyor.

Xeroxlu bilim adamları, mevcut tonerlerle kağıt üzerinde gözle görülemeyen kodlamalar yapılıp, yapılamayacağını ortaya çıkarmak için bu araştırmaya başladılar. Araştırmaları esnasında, kağıt üreticilerinin kağıdın daha beyaz görünmesi için üzerine parlatıcı floresan bileşikler yerleştirdiklerini öğrendiler. Reiner Eschbach ve çalışma arkadaşları, kağıt üzerinde bulunan floresan parçalarının içine gizli güvenlik simgeleri yerleştirebileceklerini düşünerek, ultraviyole ışığa tutulduğunda kağıdın floresan kısımlarının ortaya çıkmasını sağlayan kuru toner kombinasyonları keşfettiler. Keşfedilen bu özel toner kombinasyonu ile floresan harfler ve rakamlar yazmak için kontrastlığı kullanan ve sadece ultraviyole ışıkta görülebilen bir yazı teknolojisi geliştirilmiş oldu.

Halihazırda para ve banka çeki gibi güvenlik önlemli kağıtlar; floresan mürekkep kullanılarak, pahalı ve mevcut baskının üzerine ekstra bir kaç işlem yapmayı gerektiren, zahmetli bir operasyonla basılabiliyor. Xerox’un florenas yazı buluşu, özel bir mürekkep veya toner kullanmadan, ekstra işlemler yapmadan, önemli belge ve dokümanların gözle görülemeyen güvenlik kodlamalarıyla birlikte basılmasını sağlıyor.

Buluşu ile ilgili açıklamalarda bulunan Reiner Eschbach, “Geliştirdiğimiz teknolojide insanları şaşkınlığa uğratan en önemli şeyin floresan mürekkep kullanmadan, dijital bir yazıcının floresan yazı basmasını gerçekleştirmek oldu. Bunun anlamı dört renkli dijital yazıcılarla, dokümanların kişiye ve kuruma özel floresan tanımlamalarla eş zamanlı basılabilecek olmasıdır’’ dedi.

Xerox’un bu buluşu, özellikle şirket rapor ve belgelerinin, finans kuruluşları, kamu kurumları, okullar ve üniversiteler tarafından verilen değerli kağıt ve belgelerin sahtelerinin basılmasını daha da zorlaştırması açısından önem taşıyor. Xerox’un geliştirmiş olduğu floresan baskı teknolojisi, öncelikle kurumsal kullanıma yönelik yüksek kapasiteli renkli dijital baskı sistemleri üzerinde çalışacak. Söz konusu teknoloji renkli Xerox baskı cihazlarında da kullanılabilecek.

Xerox, Uzak Doğu yapılanması Fuji Xerox’la beraber her yıl ortalama 1.5 milyar dolarlık bir kaynağı AR-GE çalışmalarına ayırıyor. Xerox’un bünyesinde 5000 mühendis ve bilim adamı bulunuyor. Xerox’un A.B.D, Kanada ve Avrupa’da yer alan AR-GE laboratuvarlarında iş uygulamaları, elektromekanik sistemler, dijital görüntüleme, bilgisayar, renk bilimi ve baskı teknolojileri alanlarında araştırmalar yapılıyor.

Kaynak:XEROX