Happiness


Happiness is like a butterfly. The more you chase it, the more it will elude you, but if you turn your attention to other things, it will come and sit softly on your shoulder…

Reklamlar

Windows da dosya erişim ayarlarını değiştirme

Windows’da dosya erişim ayarlarını değiştirme

Bazen oyun oynayacağınız tutar ve oyunla birlikte crack dosyasını da indirisiniz ama o da ne crack içine bir trojan yerleşmiş, antivirüs programı zırzır ötüyor. Ama gelgelelim o klasörü/dosyayı silmek istediğinizde başarısız olursunuz. Aslında Windows sümen altında komut satırı ile bize kısmen linux tarzı erişim esneklikleri sunuyor. Tabi bunları bir arayüz haline getirmemesi bilimum bilgisayar tamircisine, virüs programı satıcına ve elbetteki kendisine para kazandırma isteği, neyse…

Örnek senaryo:

C:/Downloads/Fifa2009/Crack klasörü altında crack.exe programını içerdiği bilimum virüslerden dolayı silmek istiyoruz. Bilgisayarımızın kullanıcı adı KullanıcıAdı olsun
1. Başlat>Çalıştır tıklayıp cmd.exe yazıp enter lıyoruz işte o sevdiğim siyah ekran karşımda
2. Cacls C:/Downloads/Fifa2009/Crack/crack.exe /e /g KullanıcıAdı:f
Böylece KullanıcıAdı kişisine f ile tam kontrol hakkı verdik şimdi ise onu silelim
3. Del C:/Downloads/Fifa2009/Crack/crack.exe /f /s

Oldu da bitti maşallah…

Bana balık verme balık tutmayı öğret diyenler için geliyor: incelene

Felsefesi için:

bir yıl sonrasını düşünüyorsan, tohum ek ağaç dik
ama yüz yıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit.
bir kez ürün verir, ekersen tohum
bir kez ağaç dikersen, on kez ürün verir
yüz kez olur bu ürün halkı eğitirsen.
balık verirsen bir kez, doyurursun halkı
öğretirsen balık tutmayı, hep doyar karnı.

kuan tzu (iö 399 – iö 295)

The Bard’s Song

now you all know
the bards and their songs
when hours have gone by
i’ll close my eyes
in a world far away
we may meet again
but now hear my song
about the dawn of the night
let’s sing the bards’ song

tomorrow will take us away
far from home
no one will ever know our names
but the bards’ songs will remain
tomorrow will take it away
the fear of today
it will be gone
due to our magic songs

there’s only one song
left in my mind
tales of a brave man
who lived far from here
now the bard songs are over
and it’s time to leave
no one should ask you for the name
of the one
who tells the story

tomorrow will take us away
far from home
noone will ever know our names
but the bards’ songs will remain
tomorrow all will be known
and you’re not alone
so don’t be afraid
in the dark and cold
cause the bards songs will remain
they all will remain

in my thoughts and in my dreams
they’re always in my mind
these songs of hobbits, dwarves and men
and elves
come close your eyes
you can see them, too

kısa kısa6……

Kısa kısa 6……

Kafa boşaltma yazılarına devam.

  • Lab. a tıkıldık kaldık. İnsanlar…. Burada bir kesme girmiş işim çıkmış muhtemelen ne diyecektim acaba?
  • Gülemeyen insanlardan hiç hoşlanmam. Mesela ortamda gerçekten komik bir olay vuku bulmuştur. Kimisi gülümser kimisi kahkaha atarken sen suratını eciş büçüş yapmaktan öteye taşıyamıyorsan hiç yaşama dünyada.
  • Geçen gün işi gücü bırakıp ne olacak bizim bu asosyal halimiz diye kafa patlatır durumda bulduk kendimizi. Bir diğeri de dünden dertliymiş “ben yuva kurmak istiyorum yahu” diğeri ona katılarak “labdan çıkamıyoruz ne zaman kimi tanıyacağız da evleneceğiz(oha önce tanış ol evlenmeden istersen)” Daha sonra olay farklı bir boyuta taşındı: “Hocam ben zaten söylemiyorum akademisyen olduğumu tanıştığım kızlara” diğer onaylayarak: “yahu maaş bana zor yetiyor ayda yılda bir etkinliğe katılmama içkimin sigaramın olmamasına (falan filan)” Tabi o esnada suskun bekleyen ben toparlayıcı bir eda (ne bu işve bu naz) ile: “dostlar, bu bir seçim. Eğer sürüden farklı olmak istiyorsanız bu işe kendinizi adayacaksınız. Tabi ki elinize fırsatlar geçecek(yüzünüze bir an mal mal bakan bir kız, annenizin bilmem neyin bilmem nesi de bilmem nereyi bitirmiş ile başlayan girizgahları vs.) ama bu yaşta böyle bir hata sonunuz olur. Yaşıtlarınız kızlar evlendi evet ama onların sebebi biraz daha farklı: hormonlar, belediye onaylı olmayan beraberliğe toplumun iyi gözle bakmaması, bir de evlilikler dışarıdan göründüğü gibi değil bir çoğu mantık evliliği üzerine temellenmiş. Anneler kendi aşksız yaşamlarının benzerini kızlarının da yaşamasını bir sorun olarak görmemiş. Elbette içinde aşkın, uyumun sevginin olduğu beraberlikler de var. Ama çok çok az … özetle hayatı akışına bırakın bir yolunu bulur  ”
  • Zamanında örnek alınabilecek bir “geek” var mı diye araştırmış ve bulmuştum
  • How i met your mother adlı dizi ilişkilere bakış açımı bir nebze değiştirmiş oldu. Her ne kadar Amerikan kültürünü içeren bir yapıda da olsa değiştirmesi şöyle gerçekleşti:  her insan değil belki ama bazı insanlar hayatları süresince “ruh eşi”, “O” vs diye tanımlana kişiyi ararlar. Ama genellikle ortak arkadaşlarının tanıştırdığı birine veya ısracı bir bünyeye saplanıp bir nevi O yu O ‘na yamamya çalışırlar. Ve bazen de dikiş tutar. Düşünceli olmadığım vakitler kalabalığa karışıp çevremi  süzerken kim acaba O diye dikkatle incelerim etrafımdakileri. Ve umarsızca sorarım acaba O mu O mu yoksa O mu diye ? işte HIMYM a kadar aklımda hep soru işaretiydi kim bu doğru “O” diye ? Ve sonuç pek de cilalı değil: O Mo yok OMO var ama O yok.
  • Üff yine epeyce saçmaladım. Saat 05:46 35 saattir ayaktayım. Sırf beyin yorgunluktan zırvalarken neler yumurtalıyor diye bunları yazıyorum. Büyük ihtimalle ayılınca epey bir dalga geçeceğim yukarıdakilerle…