İnsan beyni ve HTM teknolojisi

Cerebral Cortex :

Cerebral Cortex; insan beyninin dış yüzeyini kaplayan, gri maddeden oluşmuş, iç ve dış ortam bilgilerini alan, işleyen ve tepki çıkışı üreten, düşünsel birçok alışılmışın dışında (novel) durumun üstesinden gelindiği katmandır. İnsan beyninde yayılmış halde yaklaşık olarak bir peçete büyüklüğünde olup, 2mm kalınlığa, toplamda ortalama 1010sinir hücresi(nöron) içermektedir[1]. Cerebral Cortex diğer bir açıdan bakıldığında, dış dünyanın bir iç modelinin oluşturulması görevini üstlenmektedir. Bu amaçla duyu organlarından alınan veriler birbiriyle ilişkilendirilerek nesneler ve bağlı olaylar hakkında hiyerarşik olarak uzanan kabuller(belief) oluşturulur. Bu kabuller bir sonraki aynı veya benzer olayların kestiriminde(inferring) önemli rol oynar. Böylece gelecek durumlar/olaylar hakkında, bahsedilen durum/olay oluşmadan önce beklenti dizileri oluşturulur. Böylece hem daha az algılayıcı verisi işlenerek(aynı zamanda yanlış algıları da düzelterek –bir nevi süzgeç işlemi) gerçek dünyaya ilişkin verilerin daha doğru ve daha hızlı işlenmesi sağlanır hem de insanlara ve bazı memelilere has gelişmiş planlama yetileri ortaya çıkari.

 

Devam…

 

insan beyni

insan beyni

DERS NASIL ÇALIŞILMAZ?


Bir şeyi ezberlemek, bilmek sayılmaz.

MONTAIGNE

. Beden gevşek, uyuşuk vaziyette, sadece seçtiğiniz, size ilginç gelen konular üzerinde durursanız

. Eğlence arar gibi bir havanız varsa

. Dersten derse, konudan konuya atlarsanız

. Zaman zaman hayale dalarsanız ve çalışmanız bölünürse

. Düşünce kontrolünüz yoksa

. Vakit geçirmek için resimlere  (şekillere)  anlamsızca bakarsanız

. Önemli kavramları atlar,  öğrenme olayını hep sonraya ertelerseniz

. Gözünüz aynı cümleye dakikalarca takılı kalırsa.

. Bazen sabırsızlıkla, bazen de sıkılma nedeniyle acele ve atlayarak okursanız

. Gelişi güzel,  karalama yapar gibi not tutarsanız

. Hatırlamayı rastlantılara bırakırsanız

. Ders çalışma zorlaştığında veya sıkıcı olmaya başladığında, çalışmayı tamamen bırakırsanız. Yani aslında, ders çalışmamak için bahaneler icat ederseniz

Kan Bağışı

Bugün hiç aklımda yokken kan bağışında bulundum. Amacım aslında kan grubumu öğrenmekti(Daha doğrusu kan grubumla ilgili bir belge almaktı). Ne var ki kan bağışında bulunan kıymetli insanlarımızı görünce(kan grubu daha hızlı öğreniliyor-kan torbasının üzerine yazılacak-, bir de kısa yollu tahlil imkanı).Eh ben de kendimi kuyrukta buldum(tansiyonum da varmış onu da öğrendim 14/7 ikisi de yüksek :( )

kan-bagisi.jpg kan_merkezi33.jpg

Elbette şaka . Onun için de yapanlar vardır (Bkz:Ben) ama insanımız karagün dostudur her şeyden önce. Yarın, öbür gün bizim de başımıza kötü bir hal gelirse, hayatımızı bu insanlara borçlu olacağız. İnsanlar bunun bilincinde olmalı. Özellikle az bulunan(0,AB; Rh(-)) kanlara sahip olanlar mutlaka 3 ayda bir kan bağışında bulunmalı. İnsan kendini dinçleşmiş gibi hissediyor inanın. “Kan vermenin faydaları nelerdir peki ?” diye soracak olursanız:

Kan Vermenin Faydaları

  • Kemik iliğinin yağlanmasını önleyip, kan yapımı canlı tutulur.
  • Verilen kanın yerine, anında vücuttan genç hücreler dolaşımına katıldığı için, bağışçı daha dinç ve canlı olur.
  • Kandaki yüksek yağ oranı düşer.
  • Kan bağışı kalp krizi ihtimalini %90 azaltır.
  • Kan bağışlayan kişide baş ağrısı, stres, yüksek tansiyon, yorgunluk gibi rahatsızlıkların giderilmesinde çok büyük katkısı olur.
  • Kan bağışçısı her kan verdiğinde:
    AIDS , Hepatit B , Hepatit C , Sifiliz
    Kan grubu taramasından ücretsiz olarak yararlanmış olur.
  • Trafik kazasında yaralanan bir kimsenin, kan uyuşmazlığı olan bir bebeğin, kan bulunmazsa ölecek bir hastanın sizin verdiğiniz kanla kurtulmasının, size verdiği manevi duygu ölçüsüzdür. Bağışınız çok insancıl ve onurlu bir davranıştır. Sürekli ve düzenli kan bağışlayanlara:
    10 bağışta Bronz Madalya
    25 bağışta Gümüş Madalya
    35 bağışta Altın Madalya
    40 bağışta Plaket verilerek taltif edilir.
  • Kan bağışında bulunanlara KAN SİGORTA KARTI tahsis edilir. Bu kart gerçekleşmesini arzu etmediğimiz acil kan ihtiyaçlarında size ve soyadınızı taşıyan tüm yakınlarınıza tüm Kızılay Kan Merkezlerinden azami öncelikli kan alma ve sosyal güvencesi olmayanlar için ücretsiz kan temin edilmede kullanılır. Kan bağışı tecrübeli hekimlerimiz tarafından muayene edilerek gerçekleştirilir.

Bu bilgiler http://www.kizilay.org.tr ‘den alınmıştır.

Kan vermek için en yakın Kızılay Kan Merkezine gidin. Hem kendi sağlığınız hem de başkalarının sağlığı için…

Kızılay Kan Merkezleri Adres ve Telefonları

Kan Merkezleri ve İstasyonları

kizilay.jpg

Olmayan bilim haberciliği

Gıcık olmak.

mimlendikten sonra geliştirilen teknolojilere tam çamur atacaktım ki gözüme çarpan bir haber fikrimin değişmesine neden oldu. Haberi görelim:

Örümcek ağının sırrı hala çözülemedi

BURSA (İHA) – Asırlardır örümceklerin yaptığı ağın kimyasındaki esrarı çözmeye çalışan bilim adamları, ilginç bulgulara ulaştı. Çapı 1 milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ağının aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu ve kendi uzunluğunun 4 katı esneyebildiği belirlendi.

Bilim adamlarının endüstri ve teknolojide hayal bile edilemeyen gelişmelere imza atmak için mercek altına aldıkları örümcek ağının esrarı çözülemiyor. İpin sırrı çözülürse, bunun kurşun geçirmez yeleklerden iz bırakmayan ameliyat ipliklerine, çok hafif kablolardan motosiklet kasklarına kadar pek çok alanda kullanılması planlanıyor.

Çapı bir milimetrenin binde birinden daha küçük olan örümcek ipliğinin aynı kalınlıktaki çelik telden 5 kat daha sağlam olduğu bilinirken, ağın kendi uzunluğunun 4 katı esneyebildiği kaydedildi. Ayrıca son derece hafif olan örümcek ağlarının 320 gramı ile dünyanın çevresinin sarılabileceği kaydedildi.

Örümceklerin 380 milyon yıldır ördükleri ipliklerin hammaddesinin saç, tırnak, tüy ve deri gibi birbirinden çok farklı maddelerin yapı taşı olan “keratin” adlı proteinden oluştuğunu belirleyen uzmanlar, esnekliği çok fazla olan örümcek ipliğini kopartmak için gereken enerjinin benzer biyolojik metaryalleri koparmak için gereken enerjiden 10 kat daha fazla olduğunu tespit etti.

Bu arada dünyada 34 bin cinsi bulunan örümceğin renk körü olduğu ve bozulan ağlarını yiyerek yeniden iplikçik ürettiği için ağın tamamen geri dönüşümlü olduğu ortaya çıktı. Uzmanlar, ayrıca erkeğine göre 4-5 kat daha büyük olan bazı dişi örümcek cinslerinin çiftleşmeden sonra erkek örümceği yediğine şahit oldu.


Öte yandan aralıksız çalışmalar neticesinde Amerikalı araştırmacılar örümceğin ağ örerken kullandığı iki proteinin DNA haritasını çıkarmayı başarırken, ultra dayanıklı ürünlerin üretilmesi için ağ üzerindeki araştırmalar sürüyor.

Tam ‘Biz’ lik bir bilim haberi. Öncelikle bir yerlerden araklama olması büyük ihtimal(bkz:düşük cümlelerden çeviri tespiti yapmak) “Bursa iha” demiş ama Uludağ Üni. vs. ile bir alaka olmadığından çevirinin Bursa’dan yapıldığı anlaşılıyor(kaynak vs. yok demek ki AR&GE yapmış arkadaş Bursa iha ‘da )

Gelelim içeriğe. Örümcek ağının sırrı çözülemedi.(Bilim haberleri okunsa klasik okuyucu yorumu: Yüce rabbim bir yaratmış pir yaratmış.) Örümcek ağı gibi başka madde yok. Ya kardeşim KEVLAR diye bir şey var örümcek ağı gibi esnemiyor(esneme spirallikten kaynaklanıyor ayrıca Bkz:Lastik) belki ama benzer ağırlıklar için örümcek ağından daha sağlam. Zaten bilim adamları da şurada da değinildiği gibi örümcek ağının aynısını yapmaya değil, örümcek ağının yapısını kavrayıp, içindeki proteinlere denk yapay ürünler geliştirmek istemekteler. Örümcek ağını üretirken ipeksi iplikçikleri yüksek hızda döndürdüğünden, böyle bir uygulamanın büyük boyutlarda merkez kaç kuvveti nedeniyle oluşturulamayacağı düşünülmekte. Zaten uygulamada da pratik olmaz düşünün bir onca sürtünmenin olduğu bir yerde örümcek ağı gibi çok çabuk tutuşan bir şey kullanılması mümkün değildir her şeyden önce(Bu yönü nedense belirtilmiyor)

Bu arada gözüme çarptı proteinin de DNA ‘sı çıkarılıyormuş. Bak sen :)

Hiç olmadı düzgün BBC veya Reuters çevirisi yapsalar(geçtim Science vs. yi) da yaptıkları bir işe yarasa. Ama onlar da haklı bir yerde talep olmayınca(!). Mesela talep azlığından dolayı Hürriyet bilim dergisinin kalkması gibi. İşin kötü yanı bilim yapmak bilim düşmanlarına kalıyor ya sonumuz hayır olsun…

spintepels.jpg
örümceğin iplik salan memeciklerindeki iplikçik muslukları Copyright Dennis Kunkel Microscopy

Bari bu konuda yapılan çalışmaların listesini sunalım:(Kaynak)

Türkiye’de İlk uygulamalı üniversite

Geleceğin uzman yöneticilerini yetiştirmek üzere eğitim veren FHDW Üniversitesi, Eylül 2007’den itibaren Türkiye’de.

FHDW, 160 Türk öğrenciye çok yeni ve farklı olan uygulamalı üniversite eğitimi alabilme imkânı verecek.

eba-turkiye.jpg

ÖSS’de herhangi bir puan türünden 185 puan barajını aşan ve mülakat görüşmesinde gelecekte uzman ya da yönetici olabilecek potansiyele sahip olduğunu gösterebilen 160 öğrenci, FHDW Üniversitesi’nin eğitiminden yararlanabilir.

BACHELOR DİPLOMASI ALACAKSINIZ

İlk yıl Türkiye’de, son 3 yıl Almanya’nın önde gelen üniversitelerinden Siemens Nixdorf’un kurduğu FHDW’de; Almanca İşletme, İşletme Enformatiği, Mekatronik Mühendisliği, Finans Yönetimi, Uluslararası Yöneticilik, Turizm İşletmeciliği, Multimedya, IT Danışmanlığı ve Yazılım Geliştirme Bölümü okurken, bir yandan da İngilizce ve Almanca’yı çok iyi derecede öğrenmiş oluyorsunuz.

FHDW öğrencileri hazırlık +3 yıl gibi kısa bir sürede tüm dünyada geçerli Bachelor lisans diplomalarına sahip olurlar.

ALMANCA-İNGİLİZCE ANA DİL OLACAK

FHDW Üniversitesi’nin hazırlık bölümünde Almanca ve İngilizce/Ticari Almanca ve Ticari İngilizce eğitimi verilmekte.
Teorik eğitime eşit ağırlıkta olan staj dönemlerinde öğrenciler gerekli pratik tecrübeye sahip olarak mezun olurlar.
Lisans öğrencileri eğitimlerine paralel olarak 1. yılın sonunda Ticari Tercümanlık ve Asistanlık diplomasına da sahip olabilirler.

EĞİTİMCİLERİN % 70’İ PROFESÖR

Öğretim görevlilerinin %70’inin profesörlerden oluştuğu üniversitede eğitim Türkiye’de 16, Almanya’da 36 kişilik küçük öğrenim gruplarında gerçekleştirilmekte.
Öğrencilerin Bachelor/Master programlarını başarıyla tamamlayabilmesi için, Almanya’da ki diğer üniversitelere kıyasla %20 oranında daha fazla ders saati sunulur.

FHDW Üniversitesi’nde eğitim uluslar arası boyuttadır. 3. sınıfta öğrenci değişim programları ile anlaşmalı olduğumuz İngiltere, İspanya, Fransa ve Amerika’da ki üniversitelerden birinde 3 haftalık akademik eğitim alırlar.

DEV ŞİRKETLER FHDW İLE İŞBİRLİĞİ İÇİNDE

Sony, Lufthansa, Siemens gibi aralarında dünya devlerinin de bulunduğu yüzlerce şirket, gelecekteki uzman ve yöneticilerini yetiştirmek üzere FHDW Üniversitesi ile sıkı bir iş birliği yürütmektedirler.
Öğrenciler sayede staj dönemlerini tek bir şirkette geçirebilecekleri gibi, her bir stajlarını farklı şirketlerde de geçirebilirler.

FHDW Üniversitesinin YÖK Tarafından Denkliği Onaylanmıştır.

Adres: İncirli Cad. No: 67 Bakırköy/İST.
Tel: 0212 542 78 78 Pbx

 

 

FHDW ile ilgili ayrıntılar için tıklayınız

 

 

 

Kaynak:Mynet-Eğitim 03/08/07

Kısa kısa notlar

 

 

Ω Bugün siemens in seminerine katıldım. Seminer konusu olarak simotion yazılımı, sürece uygulanması ve servo kontrol seçilmişti. Ayrıca üniversite(Bkz: Kocaeli Üniversitesi) ile anlaşılabilirse İTÜ ‘deki gibi bir hareket kontrol laboratuarı açamayı planlamaktalar. Ancak daha önemli olanı son anlarda söylenen sözlerdi elbette . Örneğin siemenste staj sorularına verilen yanıt çarpıcıydı: “Kanaatimce stajların kurumsal firmalar yerine asıl işin döndüğü fabrikalarda yapmak sizler için çok daha yararlı ve akıllıca olur. Siemens’de yapılacak bir stajda veririz elinize katologları, slaytları oyalanırsınız. Projelerin kısa zamanda bitirilmesi gereken bir koşuşturma içinde bir stajyer öğrenciyi veya işi öğrenmeye çalışan bir yeniyetme mühendisi peşinize takamazsınız. Asıl önemli olan üniversitenin ilk yıllarında çalışacağınız branşı seçip ona uygun üretim yapan fabrika vs tesislerde işi kapmak çok daha yararlı olacaktır.”

Elbette 4. sınıfta bile ne olup bittiğinden habersiz öğrencilerin bulunduğu bir ortamda ilk seneden plan yapılabileceğini düşünmek komik olur herhalde. Ayrıca projelere kurumsal destek verecek misiniz ? Son zamanların popüler söylemi disiplinler arası çalışmayı teşvik edici altyapı yatırımı vs. konusundaki düşünceleriniz nedir ? gibi köşeye sıkıştırıcı bir soruya (kim sordu acaba ? :) ) Önce biz Siemens olarak eğitim vs. vs. genel kıvırmalarından sonra asıl beklediğim cevap geldi: Öncelikle sizlerin kendinizi kanıtlamanız gerekiyor.

Sonuç olarak kaliteli projelerin yürütüleceği (öğrenci, öğrenci-asistan, öğrenci-asistan-öö) bir ortamda piyasanın üniversitelere desteğinin kaçınılmaz olacağı. Yani yapılması gereken çözüme yönelik fikirlerin uygulanabilir prototiplerinin hazırlanması. Sanayi bize destek verecek diye beklerseniz, beklersiniz :)

Ancak öğrencinin amacı her ne kadar piyasa böyle istiyor gibi görünüyorsa da kurumlara göre eğitim şekillendirmesi yerine, üniversitenin ona kazandıracağı yegane nitelikler olan araştırma becerisi ve problem çözme yeteneğini geliştirmek olmalıdır. Yoksa öğrenmekle kıvanç duyulan, basit mantık çıkarımları ile elde edilen akış diyagramlarının kullanım kolaylığı sağlayan programlarla girildiği PLC programlama işlemi esasında program mantığı oturmuş bir kişi için bir kaç günlük iş olup, burada asıl önemli olan süreç bilgisidir(ne, ne zaman, nasıl çalışacak)

 

 

Akşama doğru bir efkar bastı. Uzun zamandır yaşamadığım “kendini kendinden bağımsız bir şekilde izleme” duygusunu tekrar yaşadım. Bir ara hakkında yazarım (umarım)

Elbette her gün olduğu gibi doğa yasalarına uymamazlık etmiyorum. Kanunlara saygımız sonsuz(Bkz:murphy yasaları )

 

Hayatın dişlileri içinde ne kadar önemli bir çarksınız ? sorusunu yanıtlayan bir karalama yapma sözü verelim. Açıklaması şöyle; Diyelim bir sabah uyandığınızda sizinle ilgili hiçbir şey yok. Ancak ölmüş gibi değil, hiç varolmamış gibi. Dünya’da hiçbir şeyin değişmediğini görür müsünüz? Hayatta her insanın bir amacı olduğuna inanırım. Başarması gereken bir iş olduğuna. Soruların yanıtı “ what you’re living for ? ”

 

Stand for what you are
Trust in what you’re fighting for
No time on looking back
You’re on your own

 

Stand for what you are
Trust in what you’re living for
Open up the door no time for looking back
You’re on your own

 

You say that time’s been passing by
Feeling there is nothing concrete
Living for the moment
Blinded by your dreams

 

All you’re saying you can’t hold on
It’s getting harder every day
You can’t change who you are
Something you gotta face

 

You fell for promises
No one really ever made
Invisible pictures come true

 

Going through changes
Hoping that they never fade
Hold on don’t reach for the stars

 

Stand for what you are
Trust in what you’re fighting for
No time on looking back
You’re on your own

 

Stand for what you are
Trust in what you’re living for
Open up the door no time for looking back
You’re on your own – on your own

 

Can’t stop time’s been passing by
It’s like living on a one way street
Stop trying to escape from the real world
And hanging by your string

 

Still you’re saying you can’t hold on
It’s getting harder every day
You should know what you are
You better find your own place

 

Stand for what you are
Trust in what you’re fighting for
No time on looking back
You’re on your own

 

Stand for what you are
Trust in what you’re living for
Open up the door no time for looking back
You’re on your own – on your own

 

You gotta stand for what you are
Trust in what you’re fighting for
No time on looking back
You’re on your own

 

You gotta stand for what you are
Trust in what you’re fighting for
You gotta face it – make it on your own
You gotta face it – make it on your own

 

Stand for what you are

 

 

 

Ancak asıl darbeyi Pink Floyd “Time” ile vuracaktır:

 

 

 

Ticking away the moments that make up a dull day
You fritter and waste the hours in an offhand way
Kicking around on a piece of ground in your home town
Waiting for someone or something to show you the way

 

Tired of lying in the sunshine staying home to watch the rain
You are young and life is long and there is time to kill today
And then one day you find ten years have got behind you
No one told you when to run, you missed the starting gun

 

And you run and you run to catch up with the sun, but it’s sinking
And racing around to come up behind you again
The sun is the same in a relative way, but you’re older
Shorter of breath and one day closer to death

 

Every year is getting shorter, never seem to find the time
Plans that either come to naught or half a page of scribbled lines
Hanging on in quiet desperation is the English way
The time has gone, the song is over, thought I’d something more to say

 

BREATHE REPRISE
Home, home again
I like to be here when I can
When I come home cold and tired
It’s good to warm my bones beside the fire
Far away across the field
The tolling of the iron bell
Calls the faithful to their knees
To hear the softly spoken magic spells.

 

688px-montregousset001.jpg

 

nokta.