e-Seçmen Seçmen Bilgileri Sorgulama

Her ne kadar ülkemizde gerçek anlamıyla demokrasiden pek söz edilemese de, şimdilik sahip olduğumuz sandık demokrasisi‘ni (şimdilik) en iyi biçimde kullanma adına sandık bilgilerimizi ve aynı meskende(daire, apartman) kişileri görüp şüpheli bir durum varsa bildirmemiz(aynı zamanda komşularımızı tanımamız için) bir sorgu ekranı. resme tıklayıp siteye kimlik bilgilerinizi ve ekranda gördüğünüz doğrulama kodunu (harf ve rakamları) ilgili alana girerseniz sorgunuzu yapabilirsiniz. Duyarlı vatandaşların artması dileğiyle…

Image

   

Reklamlar

sopaları vuralım fokların kafasına, birkinleri takalım kolumuza

Haberi okuyoruz: Türk işadamı bla bla Namibya ‘da(orası da neresi ?) avlanacak 1 milyon  fokun haklarını aldı. Foklar öldürülmesin diye bu hakkın karşılığı 14 milyon dolar toplanmaya çalışılıyor falan filan.

fok_hunt

Şimdi olayın garip, sinir bozucu, mantık dışı tarafına bakalım: Adam ticaret yapıyor talep varsa arz bir şekilde karşılanacak. Peki talep nereden geliyor yani bu hayvanlar öldürülüp ne yapılıyor: Gucci, Prada ve Versace gibi firmalar tarafından aksesuar ve giyim eşyasında kullanılıyor. Bu eşyaların tüketicisi kim: kadınlar.özellikle güzel çekici elde edilmesi zor, pahalı olanları. Şimdi zincir şöyle işliyor: güzel bir kadın davetten davete koşar, erkeklerin ağızlarının suyunu akıtır. Bu kadını elde edebilmek için davetli erkekler dış görünüşleri vs haricinde seni diğer kadınların içinde yüceltebilecek kudrete sahibim mesajını da vermek durumundadır. Bunu yapabilmek için çevredeki diğer kadınların elde edemeyeceği/etmek isteyeceği eşyalar la donatılmaları gerekir. Bu nedenle örneğin bir giysi ne kadar güzel olursa olsun versace tarafından tasarlanmamışsa pek değeri yoktur. Hatta bu elbiseyi versace pazardan alsın terini silsin o da yeter. Peki kim belirlemiştir işte şu şu şu firmalar elittir diye ? Orası biraz karışık. İşte kulis yapacaksınız, herkese satış yapmayacaksınız, pahalı olacaksınız, iyi bir pazarlama neydi adı The Devil Wears Prada kitabını okuyun filmini izleyin biraz anlamaya çalışın. Mesela Birkin çantaları vardır. 48 saatte el emeği yapılıyormuş da falan filan. Fiyatı: 148000$ 222000YTL. Yani ayda 3000YTL maaş alan bir mühendis olsanız bu uyduruk çantayı  74 ayda / 6.17 yılda alabilirsiniz(tabi bu arada darülaceze falan bakıyorsa size) Şimdi uyduruk falan dedim gerçekten uyduruk. Annemin çöpe attırdığım tarih öncesi bir çantası vardı ondan daha uyduruk alın bakın:

red_hermes_birkin_handbag

Belki alacaksınızdır bir de liste vereyim. Diğer uyduruk ama pahalı çantalar için.

Nerede kaldık ?. Şimdi bu kadını elde etmek için işte böyle lüks araba fiyatında uyduruk çantalar almanız gerekli. Daha dur çanta aldık bunun diğer gereksinimleri ?? Diğer masrafları nereden karşılayacak bu iş adamı ?? Sağolsun emrinde binler, onbinler bunun için kıt kanaat çalışmakta. Geri kalan emekçi kesim ölsün zaten. Yaşamları bile bir lütuf belki. Ürünlerini milyonlar mal oluş fiyatının katbekat üzerinde satın almakta. Diyeceksiniz o zaman tüm parayı bu markalar topluyor multimiyarder mi bunlar ?? Yok tam olarak değil onların da başta reklam olmak üzere masrafları var bu çevrimi devam ettirebilmek için. The Devil Wears Prada  ‘yı okuyun/izleyin. Kapitalizm işte böyle pis bir bela…

Neyse gelelim bu zincirin en zayıf halkalarından zavallı foklara. Aslında ölmeyebilirler. Uyduruk versace aksesuarları onsuz veya suni de olabilir. Ama burada buzlu badem olayı devreye giriyor : marjinal olmak, insanın katletme, ezerek yükselme içgüdüsünü huzura kavuşturma…

Özetle insanlar birbirlerine olan sevgilerini birbirlerine aldıkları hediyelerle değil de birbirlerine karşı hissettikleri duyguların seviyesiyle ölçse ne oradaki masum foklar ölür, ne de….

Hayır klişe sözlerle bitirmeyeceğim. Evet alyans çok güzel, taşı olmazsa bir şeye benzemez. Yanındaki erkek tek taş almazsa beş para etmez. Tek taşımı kendim aldım tek başıma kendim taktım, sadece şarkı sözlerinden ibarettir.

Sonsöz: Tüketin. Ama her şeyi…

ps:bu çevrimi sadece zor elde edilebilir kadınlara bağlamak biraz haksızlık gibi görünse de değil :))

Atama Komedisi

Atama Komedisi

Türkiye’nin en kritik kurumlarından TMSF (Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu) yönetimine yapılan bir yanlış tayin ile olayı çalkalanıyor. Bürokraside “tayin komedisi” diye adlandırılan olay şöyle gelişti.

TMSF’de yaşanan bir üyeliğe Mehmet Fatih Karaca’nın tayin edilmesi kararlaştırıldı. Tayin kararnamesi ilgili bakanlık tarafından Çankaya Köşk’üne gönderildi. Ancak gönderilen evraklara nüfus ve kimlik bilgileri yeterli şekilde konulmadı.

Bu nedenle Çankaya Köşk’ü yanlışlıkla Mehmet Fatih Karaca yerine, RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) eski Başkanı Fatih Karaca’yı tayin etti.

Tayin Resmi Gazete’de yayımlanınca Fatih Karaca resmen TMSF’nin üyesi oldu ve bunun üzerine Fatih Karaca’ya tebrik ve çiçek yağmuru başladı. Bu yanlışlık üzerine Yargıtay’daki yemin töreni gerçekleştirilemiyor.

Yasaya göre, iki yıl görev yapması gereken kurul üyeleri görevden alınamadıkları için Fatih Karaca’nın üyeliği değiştirilemiyor.

Şimdi Bakanlık ve Köşk bürokrasisi bu olayın içinden çıkmaya çalışıyor.

Kaynak: Hurriyet-Internet

İnsanın aklı almıyor değil mi ? Her ne kadar Burası Türkiye, karikatürlerin gerçek olduğu bir ülke de olsa insan hayrete düşmeden edemiyor. Tabi durumu bir okur yorumu çok güzel özetliyor aslında:

E tabi Çankaya noteri alıştı okumadan onaylamayı, doğaldır!…

Yurdumun dört bir tarafı peşkeş çekilenler tarafından yağmalanıyorken tek sorunları türbanı devlet erkine sokmak, bedevi arap kültürünü Müslümanlık diye bu ülke insanına dayatmak olan, partileri kapatılmasın diye yargımızı Avrupa Birliğine şikayet edebilecek kadar aciz bir hükümetten[Devamı Yargıtay İddianamesinde] aksini beklemek saçma olurdu asıl.